

ÖĞRENCİLERLE BULUŞMA PROGRAMINA ASTRONOT GEZERAVCI KATILDI
Kocaeli Üniversitesi (KOÜ), Türkiye’nin İlk Astronotu Alper Gezeravcı’yı ağırladı. 19 Ocak’ta uzaya çıkan, 12 Şubat’ ta dünyaya dönen ve uzayda birçok deney yapan Astronot Alper Gezeravcı, Kocaeli Üniversitesi Prof. Dr. Baki Komsuoğlu Kültür Merkezi’nde organize edilen öğrencilerle buluşma programına katıldı. Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk ev sahipliğindeki programa pek çok akademisyen, öğrenci, kurum ve kuruluş temsilcisi katıldı. Konuşmaların yapıldığı özel programda Kocaeli Üniversitesi Tanıtım Filmi izletildi, konuk Gezeravcı ile katılımcılar arasında soru-cevap etkinliği yapıldı ve programda sonu Astronot Gezeravcı’ya hediye takdiminde bulunuldu.
MUASIR MEDENİYETLER SEVİYESİNE ULAŞMAK KATMA DEĞERLİ ÜRÜNLERİ ORTAYA KOYMAKLA MÜMKÜNDÜR
Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk programdaki konuşmasında şunları söyledi: “Öğrencilerimize yoğun sınav takvimine rağmen burada olmalarından dolayı çok teşekkür ediyorum. Ülkemizin yatırımları ile birlikte uzay ve havacılıkta gelişimimiz devam ediyor. Bunun en somut örneğini bugün burada görüyoruz. Artık uzayda da var olacağımızı ortaya koyan uzay yolculuğu bizleri daha ileri taşıyor. Muhasır medeniyetler seviyesine ulaşmak katma değerli ürünleri ortaya koymakla mümkündür. Bunu da sizlerin katkılarıyla sağlayacağız. İnsan kaynağına sahibiz, artık uzayda yaşan eskisi kadar imkansız değil.
MARMARA KARİYER FORMU’NA DA SAYIN GEZERAVCI’YI AĞIRLAMAK İSTEDİĞİMİZİ BELİRTMEK İSTERİM
Yakın gelecekte muhtemel olan bu durum için önce birlikte hayal etmemiz gerek. Bu hayal kapsamında ilk adımı attık, şimdi daha ileri gitme zamanı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘İstikbal göklerdedir’ sözünü bizlere uzaydan söylediği zaman Gezeravcı gözümüz yaşardı. Biz kabuğuna sığmayan bir toplumuz, şunu unutmamak lazım hayal eden ve çalışan her zaman kazanacaktır. Öğrencilerimizin katıldığı yarışmalarda elde ettiği başarılar, birincilikle çok önemli. Ülkemizin gelişim sürecine katkı ağlamaktan dolayı onur duyuyorum. Bizler 28-29 Nisan’da başlayacak olan Marmara Kariyer Formu’na da Sayın Gezeravcı’yı ağırlamak istediğimizi belirtmek isterim.”
SAVUNMA İLE HAVACILIKTA ÇITAYI DAHA DA YUKARI TAŞIDIK
Astronot Alper Gezeravcı ise konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Bu bir başlangıç hikayesi, bir bitiş hikayesi değildir. Bu ziyaret öncesi ülke olarak biz uzaya yabancı değildik, TÜBİTAK Uzay ile ülkemiz uzayda deneyim sahibi olmuştu. Pek çok uydu geliştirmiştik. Daha sonra Türkiye Uzay Ajansı kuruldu ve bütün çalışmalar bir çatı altında toplandı. Milli Izay Programı adı altında tüm hedefler bir araya toplandı. Uzaya gidip, geldikten sonra yerli uydu geliştirme programı başladı. 8 Temmuz gecesi bu uyudumuzu gönderdik. En zorlu jeopolitik konuma sahip bir ülke olarak bu coğrafyada ayaktayız, hiç rahat bırakılmadık ve hep sınandık ama savunma ile havacılıkta çıtayı daha da yukarı taşıdık.
36 BİN TÜRK EVLADI ASTRONOT OLMAK İÇİN BAŞVURU YAPTI
Kendi ürettiğimiz bir sistemle aya ulaşmaya hedefliyoruz. Ay yüzeyine sert iniş hedefliyoruz. Bu hedefin ardından bilinse bir üniteyi ay yüzeyine hafif iniş yaptıracağız. Bugün kadar bunu 6 ülke yapabildi, biz yedinci ülke olacağız. İnsanoğlu uzaya ve ulaşılmamış noktaya ulaşma hedefinde. Herşey hazır olsa bile 2-2,5 yıl sonraya randevu veriliyor çünkü kapasite sıkıntılı. Uzaya bağımsız erişimimize imkan sağlayacak sistemler için Ekvator civarındaki bir lakosyonda çalışılıyor. İlerleyen günlerde devlet büyüklerimiz konuyla ilgili detayları açıklayacaklar. 8 aylık süreç sonu asli astronot adayı olarak seçildik. Bize en yakın merkez Avrupa Uzay Ajansı’ydı. Onlar bizden kısa bir süre önce astronot belirleme süreci geçirmişti. Onlara süreç içerisinde 22 bin civarı başvuru olmuştu ve bu rekordu. Biz de ise 36 bin Türk evladı astronot olmak için başvuru yaptı. Onlar Avrupa Birliği içerisinden aldıkları başvuruyla bu rakama ulaştı.
TOPRAK ÜSTÜNDEKİ İNSAN ZENGİNLİĞİMİZE BAKMAK DURUMUNDAYIZ
Biz 33, Avrupa 43 yaş ortalamasına sahip. Biz toprak altındaki doğal zenginliklere değil toprak üstündeki insan zenginliğimize bakmak durumundayız. Uzaya çıkmadan önce çeşitli eğitimlerden geçtik. Alçık basınç eğitimlerini aldık. Santrifüj Eğitimleri aldık. Teorik Eğitimler alındı. Korkmadan hayal kurmaya devam edeceğiz ve hayallerimizi gerçekleştireceğiz. Bütün yangın seneryaları ve olumsuzluk ihtimalleri üzerine eğitimlerin hepsini aldık. ISS Eğitimleri aldık. Uzayda tıbbi anlamda kesikli işlem yapılamıyor çünkü kan dünyada olduğu gibi bir alışkanlığı sahip olmuyor. Kan damardan ortama çıkıyor, havada baloncuk halinde kalıyor. Bundan dolayı cerrahi kesik açmak kesinlikle yok. Hayatta kalma eğitimi aldık. Uzayda hedeflerimizi gerçekleştirmek için gerekli olan 10 deneyi uzayda yaptık. Aya ve Mars’a gidilerek kurulacak olan yerleşimlere yönelik deneyler yaptık.
EN UZUN GİDİŞ VE EN UZUN GERİ DÖNÜŞ REKORLARINI KIRDIK
Uzaya çıkmış kısa bir süre ertelenmişti, bunun nedeni dönüşte bizi suya güvenli indirecek olan paraşüylerle ilgili oluşan tereddüt. Erteleme sonrası devlet büyüklerimiz bana bir şekilde ulaştı ve ben de ‘Mukadderat’ dedim. Kendilerine bem de bir tereddüt olmadığını ifade ettim. İnişiniz de gecikti, bunun nedeni de inişim yapılacağı bölgedeki hava koşullarının uygunsuzluğuydu. İnsanoğlunun uzaya ulaşımda çığır açan nokta fırlatılan yapıların birden fazla kullanılabilmesi, daha önce fırlatılan yapılar tek seferlikti ve denize gömülüyordu. En uzun gidiş ve en uzun geri dönüş rekorlarını kırdık. Çatal ve bıçaklar masada dik duruyor, yemeğin içerisinden kurtulan bir pirinç tanesi bile havada yerini alıyor. Suyun bir yerden bir yere akma imkanı yok ve saçı yıkama sürecinde suyu saç dibine masaj yaparmış gibi gönderiyorsunuz. Uzayda aşağı, yukarı kavramı yok.
DÖNÜŞ SÜRECİNDE 2 BİN-3 BİN DERECE ISI KAPSÜLÜN ETRAFINDA OLUŞUYOR
Uyuduğunuz zaman duyduğunuz yerden faklı bir yerde uyanma durumda kalabiliyorsunuz. Uzayda ayağımızın üzerine basma imkanınız yok. Propolisin anti bakteriyel etkisinin dünyada olduğu gibi uzayda da olduğunu gördük. Bir deneyden kesintisiz oksijen elde ettik. Dönüş sürecinde 2 bin-3 bin derece ısı kapsülün etrafında oluşuyor. Saniyede 8 kilometre ile iniş yapıyoruz. İndikten sonra kurtarma botları hemen etrafımızı sarıyor. Daha sonra kapsül gemiye alınıyor ve astronotların durumuna bakılıyor, ardından da sağlık kontrolleri yapılıyor. Biz, parlak zihinle insanlar sayesinde uzayda 13 deneyi başardık. 8,5 milyar dünya nüfusudur. Tüm insanlar için çocuğunun attığı ilk adım en önemli adımdır, bu da Türk evladının uzaya attığı ilk adımdır.”